 Ben Fatih'i İstanbul olarak gören biriyim. Fatih'i çıkarın, istanbul diye bir değer kalmaz. Program yaptığım radyo, Fatih Edirnekapı'da olması hasebiyle, hafta içi hergün bu güzel ilçeye gelmek zorundayım. Değerli bir televizyoncu arkadaşım sayesinde bu güzel ilçede, etkileyici bir mekan keşfettim.
Molla Aşki Kültür Parkı. Fatih'i bilenler, Karagümrük semtini bilir. Karagümrük stadyumunun Edirnekapı tarafından, okulun hemen yanından sokağa girdiğinizde yaklaşık bir 10 dk kadar yürüyorsunuz ve karşınızda Pier Loti'nin aynısı bir manzara: Aşki Parkı... Haliç ayaklarınızın altında. Sağa doğru bakınca Süleymaniye Camii tarafı, diğer tarafda, Haliç'in hemen karşısında ise Galata Kulesi'ni görüyorsunuz. daha ileriye doğru bakarsanız, Kadıköy taraflarını görmeniz mümkün...
Bu yazıyı okuyan tüm dostlara bu Aşki Kültür Parkı'na uğramalarını tavsiye ediyorum. Aşağıda bir kaç foto göreceksiniz, bu parkta çekildi. Park dediğime bakmayın, o kadar şirin bir mekan ki! Bir taraftan çayınızı yudumlarken, ayaklarınızın altında tavşanların gezindiğini farkedebilir, kazların sesi ile irikilip, az ilerdeki tavukları seyre dalabilirsiniz... tavşanlar bile evcilleşmişler bu mekanda. Parkın en güzel taraflarından biri hiç araç sesi olmaması.

Bu mini evler tamamen sanatsal işler için kullanılıyor. Birinde ebru sanatcısı bir hocamız bulunuyor. tam karşıdakinde dünyanın en büyük sanatcılarından biri olan sabri sezener çalışmalarını yürütüyor. Sabri Sezener'i size anlatmak isterdim ama epeyce uzun bir yazı konusu olduğu için sizi sabri amcanın sitesi ile başbaşa bırakayım en iyisi: [ sabri sezener web sitesi ] bir inceleyin derim. Şişli metrosunda yapmış olduğu bir tablonun, dünyanın en büyük tablosu olması nedeniyle guiness rekorlar kitabına girdiğini hatırlatayım...


|