Yakup Tutum - Kişisel Web Sayfası
Huzura açılan kapı: Yardımlaşma

Huzura açılan kapı: Yardımlaşma

Türkiye gündemi ve dünya gündemi son günlerde o kadar değişken oldu ki! Her gün yeni bir gündemle uyanır olduk neredeyse... Ne yazmalıyım derken, Deniz Feneri Derneği tanıtım biriminden Selma Topkara hanımefendi imdadıma yetişti, 'yardımlaşmayı yaz' dedi…


Çalışmış olduğum radyoda konuk ederek tanıdım ilk kez yardım derneklerini... Bu derneklerin çoğunda çok sevdiğim, güvendiğim, yakinen tanıdığım insanlar var.

Piyasada herkesin adını bildiği o güzelim derneklerimizin çalışanlarını ve çalışmalarını elimden geldiğince her ortamda tanımaya, tanıtmaya çabalıyorum...

Şimdi var mısınız ben bu yazıyı yazarken bazı itiraflarda bulunayım, sizlerde beni yalnız bırakmayın, sizde okurken itiraf edin kendinizi.

Başlayalım mı itiraflara…

Bu derneklerin gerekli olup olmadığını tartıştı bir ara Türkiye. ‘Ben mahallemdeki fakire yardım ederim’ dedi bir kesim. ‘Herkes bireysel olarak yardımını yapabilir’ dediler bazıları da.

Hayır! Bu doğru değil.

İtiraf edelim, biz apartmanımızdaki alt veya üst komşumuzu tanımıyoruz doğru düzgün. Girer çıkarken karşılaşırsak selam veriyoruz, hepsi bu.

Hal böyleyken kim mahallesindeki fakir muhtaç insanı tanır, bilir!..

İtiraf edelim, kendimizi kandırıyoruz, vicdanımızı aklamaya çalışıyoruz.

Globalleşen, kocaman görünen bir dünya var gibi ama aslında ufacık alanlarda yaşıyoruz bu asrı biz. Bu asır öyle bir asır ki, bir yanda insanlar çok yemekten dolayı, obezite gibi hastalıklar neticesinde ölürken, diğer yanda yine bu dünyanın insanları açlıktan öldükçe ölüyor…

Birileri yedikçe yerken, diğer bir kesim, işte bu birileri çok yiyor diye açıktan ölüyorlar…

Siz hiç açlıktan ağladınız mı! Sanmıyorum.

Büyük bir köy halinde görünen dünyamız, aslında köyleştikçe insanları birbirinden ayırıyor. Farkında değiliz aslında çoğumuz, ama çok yalnız insanlar olduk. Tek başımıza yaşıyoruz her şeyi. Zaman çok hızlı akıyor, yaşlanıyoruz, ölüyoruz…

Bu karmaşa içinde görmüyoruz yoksulu, yetimi, yardıma muhtacı. Görmüyoruz sokaklarımızda dolaşan bir lokma ekmeğe muhtaç insanların olduğunu…

Yardım derneklerine getireyim sözü uzatmadan. Yardım mı etmek istiyorsun, aç interneti, nereye ne kadar yardım etmek istiyorsan her şey bir tuş kadar yakınında… Kredi kartımızla istediğimiz zaman bu dernekler vasıtası ile yardım edebilmemiz mümkün…

Bize sokak sokak muhtaç insan aratmayan bu derneklere ne kadar teşekkür etsek az. Onlar zaten bizim yerimize, bizim yardımlarımızı iletiyorlar gerçekten muhtaç insanlara.

Huzur mu arıyorsun, çok kolay… yardım huzurdur, yoksulun elinden tutmak huzurdur, bir lokma ekmeğin varsa paylaşabilirsen senden huzurlu insan yoktur…

Başını yastığa koyduğunda her gece, huzurla uyumanın ve sabaha huzur içinde kalkmanın yolu bencil olmamaktan geçiyor. Zira dünyaya bir kere geliyoruz, sadece kendimiz için yaşarsak, gerçek manada bir huzur beklemeyin bu hayattan…

Sahip çıkalım insan kardeşlerimize… Bu işi hakkıyla yapan derneklere, vakıflara sahip çıkalım…

Apartmanındakileri tanımayan bir asrın insanları olarak bari bu gibi imkanları değerlendirelim… Vicdanlarımızı nasıl teskin ederiz yoksa sonra! Susmaz ki o…

Huzursuzluk boğazımıza kadar gelmiş dayanmışken, ufak yardımlar bile nasıl kaybolan huzurumuzu geri getirir, deneyinde görün gözlerinizle… Ruhunuz nasıl mutluluktan kanatlanacak, kendinizi dünyanın en önemli işini yapmış gibi hissedeceksiniz..

Deneyin ve hissedin bunu lütfen.

 

65 defa okunmuş65 defa okunmuşYöneticiYönetici28 Ekim 2011 / 03 : 1428 Ekim 2011 / 03 : 140 yorum0 yorum
» Yorumlar | Yorum Yaz
Adınız:
E-Posta:
Web:
Yorum:
  • Yorum yazarken kullanabileceğiniz kodlar
  • <b>kalın yazı</b> - kalın yazı
  • <i>yatay yazı</i> - yatay yazı
  • <u>altı çizili yazı</u> - altı çizili yazı
  • Messenger vb. ortamlarda kullanılan ifade kısayollarını yorum yazarken kullanabilirsiniz. Örn. :) :D gibi
  • UYARI! Küfür, argo kelimeler vb. içerikli yorumlar onaylanmadan silinmektedir.
Yakup Tutum - Kişisel Web Sayfası