Yakup Tutum - Kişisel Web Sayfası
Boyacı’yı beğenmemek!

Boyacı’yı beğenmemek!

İnsan eline kalemi aldımı yazmayı istiyor her şeyi bir solukta. İçimde o kadar şey birikiyor ki bu ara, yazma ile bunları dökmesem dışarı, çıldıracak gibi oluyorum… İçim dışarı dökülmeli illa ki… Bir çoğumuz dünya hayatının kısacık olduğundan, bu kısa yaşamda önemli şeyler yapıp, güzel izler bırakmak gerektiğinden bahisler açarız… Bu güzeldir.

Dünya yaşantısının kısalığını hatırlamak ve hatırlatmak güzeldir. Fakat bir çelişki var bunu söyleyen çok kimsede! Oda kendi yaşantısında bu gerçeklikten en ufak bir belirtinin dahi olmaması. Yani dünya hayatı kısa diyoruz ama kendimiz bu gerçeklikten bi-haber yaşıyoruz…


Başarmak nedir? Bu soruyu sordunuz mu hiç kendinize? Başarı kelimesi size ne ifade ediyor acaba? Başarmak mutlu olmak mıdır? Bir şeyi bitirmiş olmanın adına başarmak denilebilir mi? Yada zenginlik mi başarının kriteri? Bu konuda kalem oynatanlar, söz söyleyenler başarı nedir sorusuna çok fazla cevaplar vermişler. Herkese göre bu sorunun cevabı farklı dersek yeri.   Elbetteki hepimiz şunu kabul edebiliriz: bu dünyaya gönderildiğimize göre, bir amacımız var. Bizi gönderen Zat, bir iş için bizi bu dünya da insan olarak var eylemiş. Madem ki insanız, insan olmanın, hatta hakiki insan olmanın ne demek olduğunu iyice öğrenmeliyiz. Çünkü bu dünyada ya gerçekten insan olur, insan olmanın ne demek olduğunu öğrenir ve ona göre bir yaşam süreriz yada, hayvanlar gibi bir hayatın kollarında ölüp gideriz.

---   Geçtiğimiz ay dinlediğim bir öykü var ki, hala etkisindeyim.
Olay Kutsal mekanlarda, Mekke’de geçiyor…

Orada yaşayan mühim bir zat anlatıyor:

”Biliyorsunuz, burada her tür milletten insan görmek mümkün. Bir gün ben Kabe etrafında dönüyordum yani tavaf ediyordum. Bir ara acayip bir kalabalık içine düştüm. Bu kalabalıkta bir grup zenci adamda vardı. Zaten sıkışıklığın etkisiyle, bu zencilerden birinin yüzüne, yüzümü ekşiterek bakmışım. Biraz sonra o adam arkamdan yetişip kulağıma eğildi ve hayatım boyunca unutamayacağım şu soruyu sordu: “hayırdır, boyayı mı beğenmedin, yoksa Boyacı’yı mı”  Beynimden vurulmuşa döndüm…”

İnsanların dış görünüşlerine bakıp aldanmamak lazım. Bizim büyüklerimizin dillerine pelesenk yaptıkları bir söz vardır: “ Her geceyi Kadir, her gördüğünü de Hızır bil.” Ne kadar doğru bir söz.

Her insan, hepimiz hatalar yapabiliriz. Çünkü Allah bizi hata yapabilecek şekilde yaratmış. Ama sanıyorum hata yapmaktan daha önemlisi, hata da ısrar etmemek daha iyi. Yaptığımız şeyin yanlış olduğunu anladığımız an, bundan kurtulma çabasında olmak zorundayız. Bizi her zaman, her şekilde gören Allah, elbet bize yardım edecektir ve o günahımızdan kurtaracaktır.

Bir diğer değinmek istediğim konuda, herkesin öncelikle kendine dönmesi, kendine bakması gerektiği. Kendi kusurlarımıza bakmadan, başkalarını yargılamak hepimizin yaptığı bir hata, aslında bir hastalık. Hastalık, çünkü; başkasının hata ve kusurları ile ilgilenen bir kimse kendininkileri göremez bile…

Bize düşen uyarmak olmalı. Sadece hatırlatmak.

Biz yeter ki içimizdeki karanlıkları yok edelim önce, sonra başkasına aydınlık veririz...

581 defa okunmuş581 defa okunmuşYöneticiYönetici26 Mayıs 2011 / 23 : 4326 Mayıs 2011 / 23 : 431 yorum1 yorum
» Yorumlar | Yorum Yaz
emrah / 12 Haziran 2011 / 00 : 09 / emrahh@gmail.com
güzel yazınız için teşekkrü ederim... bu tarz yazıların devamı dileğiyle...
Adınız:
E-Posta:
Web:
Yorum:
  • Yorum yazarken kullanabileceğiniz kodlar
  • <b>kalın yazı</b> - kalın yazı
  • <i>yatay yazı</i> - yatay yazı
  • <u>altı çizili yazı</u> - altı çizili yazı
  • Messenger vb. ortamlarda kullanılan ifade kısayollarını yorum yazarken kullanabilirsiniz. Örn. :) :D gibi
  • UYARI! Küfür, argo kelimeler vb. içerikli yorumlar onaylanmadan silinmektedir.
Yakup Tutum - Kişisel Web Sayfası