
Başarmak nedir? Bu soruyu sordunuz mu hiç kendinize? Başarı kelimesi size ne ifade ediyor acaba? Başarmak mutlu olmak mıdır? Bir şeyi bitirmiş olmanın adına başarmak denilebilir mi? Yada zenginlik mi başarının kriteri? Bu konuda kalem oynatanlar, söz söyleyenler başarı nedir sorusuna çok fazla cevaplar vermişler. Herkese göre bu sorunun cevabı farklı dersek yeri. Elbetteki hepimiz şunu kabul edebiliriz: bu dünyaya gönderildiğimize göre, bir amacımız var. Bizi gönderen Zat, bir iş için bizi bu dünya da insan olarak var eylemiş. Madem ki insanız, insan olmanın, hatta hakiki insan olmanın ne demek olduğunu iyice öğrenmeliyiz. Çünkü bu dünyada ya gerçekten insan olur, insan olmanın ne demek olduğunu öğrenir ve ona göre bir yaşam süreriz yada, hayvanlar gibi bir hayatın kollarında ölüp gideriz.
--- Geçtiğimiz ay dinlediğim bir öykü var ki, hala etkisindeyim.
Olay Kutsal mekanlarda, Mekke’de geçiyor…
Orada yaşayan mühim bir zat anlatıyor:
”Biliyorsunuz, burada her tür milletten insan görmek mümkün. Bir gün ben Kabe etrafında dönüyordum yani tavaf ediyordum. Bir ara acayip bir kalabalık içine düştüm. Bu kalabalıkta bir grup zenci adamda vardı. Zaten sıkışıklığın etkisiyle, bu zencilerden birinin yüzüne, yüzümü ekşiterek bakmışım. Biraz sonra o adam arkamdan yetişip kulağıma eğildi ve hayatım boyunca unutamayacağım şu soruyu sordu: “hayırdır, boyayı mı beğenmedin, yoksa Boyacı’yı mı” Beynimden vurulmuşa döndüm…”
İnsanların dış görünüşlerine bakıp aldanmamak lazım. Bizim büyüklerimizin dillerine pelesenk yaptıkları bir söz vardır: “ Her geceyi Kadir, her gördüğünü de Hızır bil.” Ne kadar doğru bir söz.
Her insan, hepimiz hatalar yapabiliriz. Çünkü Allah bizi hata yapabilecek şekilde yaratmış. Ama sanıyorum hata yapmaktan daha önemlisi, hata da ısrar etmemek daha iyi. Yaptığımız şeyin yanlış olduğunu anladığımız an, bundan kurtulma çabasında olmak zorundayız. Bizi her zaman, her şekilde gören Allah, elbet bize yardım edecektir ve o günahımızdan kurtaracaktır.
Bir diğer değinmek istediğim konuda, herkesin öncelikle kendine dönmesi, kendine bakması gerektiği. Kendi kusurlarımıza bakmadan, başkalarını yargılamak hepimizin yaptığı bir hata, aslında bir hastalık. Hastalık, çünkü; başkasının hata ve kusurları ile ilgilenen bir kimse kendininkileri göremez bile…
Bize düşen uyarmak olmalı. Sadece hatırlatmak.
Biz yeter ki içimizdeki karanlıkları yok edelim önce, sonra başkasına aydınlık veririz...
581 defa okunmuş
Yönetici
26 Mayıs 2011 / 23 : 43
1 yorum