
Hele bir de yeni alınan kitaptan birkaç sayfa okuduğumuzda tamamdır, en iyi ‘kitap dostu’ olup çıkarız. Birde okunan bu birkaç satırı karşılaştığımız her arkadaşa anlatmamız yok mu? Tüm arkadaşlarımızın bizi ‘kitap kurdu’ olarak tanıması için yeterlidir.
Üzülerek belirteyim; okumuyoruz! Okumaktan uzaklaştıkça da nereye ve niçin gittiğimizin cevabını vermekte zorlanıyoruz. Hayatı anlamsızlaştırıyoruz…
Okumayarak; gayesiz ve başı boş bir hayata yelken açıyoruz.
Oysa bizi bilgiye götüren en güzel yollardan biridir kitaplar… Yoksa bizim bilgiye ihtiyacımız mı yok?
Dünya hızla bilgi toplumu olmaya doğru ilerlerken, biz daha ne kadar bilgiden uzak, taklitle bir hayat yaşayacağız? Kullandığımız her şeyin, birilerinin bilgileri sonucu ortaya konulduğunu bilmek size utanç vermiyor mu?
Dünyayı bilginin yönettiğini bilmeyecek kadar da mı bilgiden uzak kaldık biz? Oysa daha düne kadar dünyayı bizim atalarımız yönetiyordu... Dünyada olumsuz giden birşeylere itirazınız varsa, o atalarımız gibi bilgiyle donanıp, hiç vakit kaybetmeden eski seviyemize gelmemiz gerekiyor. Çünkü güç bilgidedir. ne kadar gücümüz varsa o kadar dünyada sözümüz geçecektir. İşte o zaman dünyanın gidişatında hoşumuza gitmeyen bir şeylere dur diyebiliriz...
Ama önce güçlü olmak zorundayız. Onun yoluda bilgilenmek.
25 Agustos 2009
487 defa okunmuş
Yönetici
12 Haziran 2011 / 00 : 38
0 yorum